Medical Park TEM Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Büşra Demirci, kadınların yaklaşık üçte birinin yaşamlarının bir döneminde klinik olarak anlamlı saç dökülmesi yaşadığını belirtti. Saç dökülmesinin tek bir nedene bağlı olmadığını vurgulayan Demirci, doğru tanı için altta yatan faktörlerin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.

Günlük Dökülme Normal, Artış Uyarı İşareti
Saçın doğal bir büyüme ve dökülme döngüsü olduğuna dikkat çeken Dr. Demirci, sağlıklı bireylerde günde 50-100 tel saç dökülmesinin normal kabul edildiğini ifade etti. Ancak saç miktarında belirgin artış, seyrelme, saç tellerinde incelme ya da saç ayrımının belirginleşmesi durumunda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini kaydetti.
Stres ve Ani Değişimler Saç Dökülmesini Tetikliyor
Kadınlarda saç dökülmesinin en sık nedenlerinden birinin stres olduğunu belirten Dr. Demirci, ani kilo kaybı, ağır hastalıklar, enfeksiyonlar ve cerrahi girişimler sonrasında da dökülmenin artabileceğini söyledi. Bu durumun genellikle “telogen effluvium” olarak adlandırıldığını belirten Demirci, çoğu zaman geçici olduğunu ve neden ortadan kalktığında saçların yeniden çıkabildiğini aktardı.
Vitamin ve Mineral Eksikliklerine Dikkat
Demir eksikliği başta olmak üzere B12 ve D vitamini yetersizliklerinin saç dökülmesini artırabileceğini söyleyen Dr. Demirci, özellikle kadınlarda bu eksikliklerin sık görüldüğünü ifade etti. Tiroit hastalıklarının da saç sağlığını doğrudan etkilediğini belirten Demirci, bu nedenle kan tetkiklerinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Genetik ve Hormonal Faktörler Etkili
Kadınlarda genetik yatkınlığa bağlı saç dökülmesinin erkeklerden farklı seyrettiğini dile getiren Dr. Demirci, androjenetik alopesinin genellikle tepe ve orta ayrım bölgesinde seyrelme şeklinde görüldüğünü söyledi. Polikistik over sendromu, adet düzensizlikleri, menopoz ve tiroit bozukluklarının da saç dökülmesini artırabileceğini belirtti.
Doğum Sonrası Dökülme Çoğunlukla Geçici
Gebelik döneminde hormonal etkilerle saç dökülmesinin azaldığını, doğumdan sonra ise yaygın dökülme yaşanabildiğini belirten Dr. Demirci, bu sürecin genellikle doğumdan 2-4 ay sonra başladığını ve 6 ay içinde kendiliğinden azaldığını ifade etti. Bu durumun kalıcı saç kaybı ile karıştırılmaması gerektiğini söyledi.
Sıkı Saç Modelleri ve Isı Uygulamaları Risk Taşıyor
Sıkı saç modelleri, yoğun ısı kullanımı ve kimyasal işlemlerin saç köklerine zarar verebileceğini belirten Dr. Demirci, saçın sürekli gergin şekilde toplanmasının uzun vadede kalıcı saç kayıplarına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Takviyeler Bilinçsiz Kullanılmamalı
Saç dökülmesi yaşayan birçok kişinin rastgele vitamin ve mineral takviyelerine yöneldiğini belirten Demirci, kan tahlili yapılmadan kullanılan takviyelerin her zaman fayda sağlamayabileceğini, hatta dökülmeyi artırabileceğini ifade etti. Tedavinin mutlaka kişiye özel planlanması gerektiğini vurguladı.
Beslenme ve Yaşam Tarzı Önemli
Yeterli ve dengeli beslenmenin saç sağlığı açısından temel olduğunu belirten Dr. Demirci, özellikle protein alımının önemli olduğunu söyledi. Aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılması, düzenli uyku ve stres yönetiminin saç dökülmesini kontrol altına almada etkili olduğunu kaydetti.
Erken Tanı Tedavi Başarısını Artırıyor
Saç dökülmesinde erken başvurunun önemine değinen Dr. Demirci, saç kökleri henüz canlıyken yapılan müdahalelerle dökülmenin büyük ölçüde durdurulabileceğini, geç kalındığında ise tedavi seçeneklerinin sınırlanabileceğini sözlerine ekledi.




