Antalya'nın Aksu ilçesi Yeşilkaraman Mahallesi'nde kapya biber üretimi yapan Hasan Arslan, don tehlikesine karşı 10 dekarlık serasında savunma hattı kurdu. Akşamın erken saatlerinde sıcaklığın hızla düşmesiyle sobaları ateşleyen Arslan, ailesiyle birlikte sabaha kadar gözünü kırpmadan nöbet tutuyor. Bitkilerin üşümemesi için 9 ayrı sobayı sürekli kontrol altında tutan üreticiler, sabahın ilk ışıklarına kadar odun taşıyarak içerideki sıcaklığı korumaya çalışıyor.
Maliyet Yükü Ve Büyük Özveri
Üretimin her geçen yıl daha zorlaştığını belirten Hasan Arslan, don nöbetinin sadece fiziksel yorgunluk değil, ciddi bir mali yük getirdiğine de dikkat çekiyor. Bir sobaya gecede yaklaşık 150 kilo odun atıldığını ifade eden Arslan, odunun ton fiyatının 7 bin liraya ulaştığını belirtti. Yazın kavurucu sıcağında kışın ise dondurucu soğuğunda ter döken üreticiler, sahil kesiminde yetişen ürünün sofralara ulaşması için doğayla amansız bir mücadele veriyor.
Üretici Kadının Şifa Mücadelesi
Kurşunlu Mahallesi'nde 5,5 dekarlık alanda domates yetiştiren Songül Çimen de geceyi serasında geçiren isimlerden biri oldu. Akşam 20.30'dan sabah 07.00'ye kadar sobaların başından ayrılmayan Çimen, bu işin uykusuzluk ve yoğun bir emek gerektirdiğini vurguladı. Domates üretiminin her aşamasının zahmetli olduğunu söyleyen Çimen, zorluklara rağmen üretim yapmaktan vazgeçmediklerini ve seve seve çalıştıklarını dile getirdi.
Çiftçi Gülerse Türkiye Güler
Domates piyasasının mevcut durumundan umutlu olduğunu ifade eden Songül Çimen, üretimin devam etmesinin tüm Türkiye için kritik olduğunu savundu. Çiftçinin ayakta kalmasının ilaççıdan komisyoncuya kadar geniş bir zinciri etkilediğini belirten Çimen, "Mücadele edelim, üretmeye devam edelim. Türkiye'mizi biz doyuruyoruz" diyerek tüm meslektaşlarına moral verdi. Devlet desteğinin önemine de değinen üretici kadın, bu zorlu şartlarda verilen katkıların üretim şevkini artırdığını sözlerine ekledi.




