Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından somut olmayan kültürel mirasın korunması ve genç kuşaklara aktarılması amacıyla hayata geçirilen "Yaşayan Miras Okulu Projesi", Ankara 15 Temmuz Demokrasi Müzesi'nde tanıtıldı. Proje, kültürel değerlerin sadece korunmasını değil, yaşayarak öğrenilmesini ve üretilerek paylaşılmasını hedefliyor. Tanıtım toplantısında konuşan Bakan Mehmet Nuri Ersoy, bu modelin Ankara’da pilot olarak başladığını ve kısa süre içinde Türkiye geneline yaygınlaştırılacağını müjdeledi.

Üç Aşamalı Uygulama Modeli
Yaşayan Miras Okulu çalışmaları; farkındalık, uygulama ve paylaşım olmak üzere üç temel aşamadan oluşuyor. İlk aşamada çocuklar etkileşimli sunumlarla kültürel miras kavramıyla tanışırken, ikinci aşamada usta-çırak ilişkisi çerçevesinde geleneksel zanaatları deneyimli ustalardan bizzat öğreniyorlar. Üçüncü aşamada ise üniversiteli gençler, bu kadim bilgileri dijital içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın çağın diliyle küresel düzeyde görünür olmasını sağlıyor.

Usta Çırak İlişkisi Canlanıyor
Bakan Ersoy, projenin en önemli çıktısının ustalar ile çıraklar arasında kurulacak sahici bağ olduğunu vurguladı. Somut olmayan kültürel mirasın bir milletin hafızası olduğunu belirten Ersoy, geleneksel müzikten oyunlara, el sanatlarından sözlü anlatılara kadar pek çok değerin bu okullarda hayat bulacağını ifade etti. Bu sayede çocuklar sadece bilgi sahibi olmayacak, aynı zamanda kadim medeniyetimizin yaşayan birer parçası ve taşıyıcısı haline gelecekler.

Kültürel Envanterde Rekor Artış
2025 yılı itibarıyla Türkiye’nin kültürel envanterindeki zenginlik dikkat çekici boyutlara ulaştı. Bakan Ersoy, Somut Olmayan Kültürel Miras Türkiye Ulusal Envanteri’ne kayıtlı unsur sayısının 368’e, yerel kayıtların ise bin 707’ye yükseldiğini açıkladı. Ayrıca, üstün beceri sahibi kişilerin onurlandırıldığı "Yaşayan İnsan Hazinesi" sayısının 102’ye, kültürel miras taşıyıcısı kartı alan sanatçı sayısının ise 7 bin 38’e ulaştığı bilgisi paylaşıldı.

Uluslararası Görünürlük Ve Vizyon
UNESCO Türkiye Millî Komisyonu iş birliğiyle yürütülen çalışmalar, Türkiye’nin kültürel diplomasideki gücünü de artırıyor. Bakan Ersoy, Anadolu kültürünün binlerce yıllık süzgeçten geçerek bugüne ulaşan hazinelerini uluslararası alanda daha görünür kılmak için çalıştıklarını belirtti. Gönüllülük esasına dayalı bu projenin, Türkiye'nin kültürel kimliğini modern dünyada temsil edecek bilinçli bir nesil inşa etmesi hedefleniyor.




