Kültür Sanat

Türk Sanatçı Mertcan Türkoğlu İçin ABD'de Anma Töreni

Geçtiğimiz ay hayatını kaybeden sanatçı Mertcan Türkoğlu, son eseri 'Last Camp' kitabına konu olan Hadji Ali'nin Arizona'daki anıt mezarı başında törenle anıldı.

Abone Ol

ABD'de 11 Aralık'ta hayatını kaybeden çok yönlü sanatçı Mertcan Türkoğlu için Arizona eyaletine bağlı Quartzsite kasabasında anlamlı bir tören düzenlendi. Quartzsite Belediyesi ve Ticaret Odası tarafından organize edilen anma etkinliği, Türkoğlu’nun eserlerine konu olan Hadji Ali'nin (Hi Jolly) mezarı başında yapıldı. Osmanlı Devleti tarafından ABD ordusuna gönderilen develeri ve onların çobanı Hadji Ali’yi temsil eden kostümlü bir grubun alana gelişiyle tören başladı.

Kültürel Hafızanın İzinde Bir Yaşam
Törende konuşan gazeteci Aydın Tuna Palabıyıkoğlu, Mertcan Türkoğlu’nun tarihe olan tutkusuna dikkat çekti. Türkoğlu’nun tarihi sadece bir dekor değil, korunması gereken bir hafıza olarak gördüğünü belirten Palabıyıkoğlu, sanatçının hayatını belgeleme ve kültürler arası köprü kurma üzerine inşa ettiğini vurguladı. Türkoğlu’nun "Hi Jolly" projesi, Osmanlı ve ABD tarihi arasındaki az bilinen bu bağı gün yüzüne çıkaran en önemli çalışmaları arasında yer alıyordu.

Yerel Yönetimden Vefa Mesajı
Quartzsite Belediye Başkanı Norm Simpson ve Ticaret Odası Başkanı Lary Lord, Türkoğlu ile olan çalışma anılarını paylaştı. Başkan Simpson, Türkoğlu’nun derin merakına ve titiz çalışma disiplinine hayran kaldıklarını belirterek, sanatçının ölmeden önce üzerinde çalıştığı "Buck Connors (Son Kovboy)" projesinin hazırlık aşamalarını anlattı. Türkoğlu’nun bölge tarihine hakimiyeti ve hazırladığı belgesellerin kasaba için büyük bir değer taşıdığı ifade edildi.

Sanatla Dolu Bir Miras Bıraktı
Uzun süredir mücadele ettiği kanser hastalığı nedeniyle Kaliforniya'da yaşama gözlerini yuman Türkoğlu, ardında zengin bir sanatsal miras bıraktı. Los Angeles Fotoğraf Festivali gibi önemli organizasyonların kurucusu olan iki çocuk babası sanatçı, sayısız sergi ve kitapla hafızalara kazındı. Tören, konuşmaların ardından hüzünlü bir gayda dinletisi ile sona ererken, Türkoğlu’nun küresel sanat camiasındaki eksikliği derinden hissedildi.