Osmaniye’nin Düziçi ilçesine bağlı Uzun Banı Mahallesi, kış aylarının gelmesiyle birlikte geleneksel misafirlerini ağırlamaya başladı. Her yıl Aralık ve Ocak aylarında yüzlerce kuşun aynı noktada toplanması, bölgede adeta görsel bir şölen oluşturuyor.
Özellikle akşam saatlerinde gökyüzünü dolduran kuş sürülerinin yüksek ağaçlara iniş anları, mahalle sakinleri tarafından ilgiyle takip ediliyor.
Sosyal Kuşların Stratejik Tercihi
Vatandaşların merakla izlediği bu türün sığır balıkçılı olduğu öğrenildi. Uzmanlar, bu kuşların son derece sosyal varlıklar olduğunu ve akşam saatlerinde kendilerini güvende hissetmek için bir araya geldiklerini belirtiyor. Özellikle çam, servi ve okaliptüs gibi yüksek ağaçları tercih eden sığır balıkçılları, bu sayede hem yırtıcı hayvanlardan korunuyor hem de soğuk kış gecelerinde birbirlerine yakın durarak vücut ısılarını muhafaza ediyor.
Mahallenin Sembolü Haline Geldiler
Kuşların her yıl aynı bölgeyi ve aynı ağaçları seçmesi, Uzun Banı Mahallesi sakinleri için bu durumu bir gelenek haline getirdi. Mahalle sakinlerinden Deniz Ceviz, bu doğal olayın mahallenin bir sembolü olduğunu ifade ederek, kuşların varlığının kış sabahlarını daha sıcak ve tatlı bir hale getirdiğini dile getirdi. Kuşların her gün aynı saatlerde gelip kendilerini karşılamasından büyük memnuniyet duyduklarını belirten mahalleliler, bu misafirleri sevgiyle koruyor.
Doğa Ve Şehir Yaşamının Uyumu
Düziçi’nde yaşanan bu olay, yaban hayatı ile insan yerleşiminin nasıl bir uyum içinde olabileceğinin en güzel örneklerinden birini sunuyor. Yüzlerce kuşun yerleşim yerinin ortasındaki ağaçlarda konaklaması, bölgedeki ekolojik dengenin korunması açısından da önem taşıyor. Doğaseverler ve fotoğrafçılar, sığır balıkçıllarının oluşturduğu bu eşsiz manzarayı ölümsüzleştirmek için her gün mahallede nöbet tutuyor.
Ekolojik Miras Ve Turizm Potansiyeli
Yıllardır değişmeyen bu göç ve konaklama rotası, Düziçi’nin doğal zenginlikleri arasında yerini sağlamlaştırıyor. Uzmanlar, kuşların bu güvenli alanları nesiller boyu hatırladığını ve her yıl aynı güven duygusuyla geri döndüklerini vurguluyor. Mahalle sakinleri ise bu doğal mirasın korunarak gelecek nesillere aktarılmasını ve bölgenin bu yönüyle daha çok tanınmasını istiyor.