Osmaniye Vergi Dairesi’nden 15 yıl önce emekli olan 65 yaşındaki Bilal Tozluklu, hayatının yeni dönemini dört duvar arasında değil, dede yadigârı topraklarında geçirmeyi seçti.
Hasanbeyli ilçesindeki 6 dekarlık arazisine yönelen Tozluklu, boş vakitlerini değerlendirmek amacıyla başladığı tarım faaliyetlerinde kısa sürede profesyonel bir başarı yakaladı.
Asırlık Ata Tohumuna Sadakat
Tozluklu’nun başarısının sırrı, hibrit tohumlara inat yaşattığı asırlık ata tohumlarında gizli. Piyasada bulunan sıradan ürünlerin aksine, ailesinden kalan genetiği korunmuş tohumları kullanan emektar çiftçi, bu sayede Hasanbeyli lahanasının o eski ve meşhur aromasını korumayı başarıyor. "Atamızdan kalan bir emanet" dediği tohumları her yıl titizlikle seçen Tozluklu, yörenin gastronomik mirasını da omuzlarında taşıyor.
Bir Çocuk Hassasiyetiyle 8 Aylık Emek
Lahana üretiminin sabır işi olduğunu vurgulayan Bilal Tozluklu, her bir fideye adeta bir çocuk bakar gibi yaklaşıyor. Nisan ayında başlayan zorlu maraton, hasat vaktine kadar tam 8 ay sürüyor. Sulamasından yabani ot temizliğine kadar tüm süreçle tek başına ilgilenen Tozluklu, doğanın ritmine ayak uydurarak yılda ortalama 700 adet devasa lahana yetiştiriyor. Bu yoğun emek, ürünlerin boyutuna ve tadına doğrudan yansıyor.
Osmaniye’den Komşu İllere Lezzet Köprüsü
Hobi olarak başlayan üretim, mahsulün kalitesi duyuldukça ticari bir boyut kazandı. Hasanbeyli lahanasının eşsiz tadı, Osmaniye sınırlarını aşarak Gaziantep’teki sofralara kadar ulaştı. Talep patlaması yaşanması üzerine ek gelir elde etmeye başlayan Tozluklu, geleneksel yöntemlerle üretilen sağlıklı ürünün pazar payının ne kadar yüksek olduğunu kanıtladı. Üretilen her lahana, yerel tarımın gücünü temsil eden birer başarı sembolü haline geldi.
Geleneksel Tarımın Gelecek Vizyonu
Bilal Tozluklu, ömrü yettiği sürece bu kadim tohumu ekmeye kararlı olduğunu belirtiyor. Hasanbeyli’nin tarımsal kimliğini yeniden ön plana çıkarmayı hedefleyen Tozluklu, genç nesillere de ilham oluyor. Sadece bir sebze değil, bir kültür mirası yetiştirdiğinin bilinciyle hareket eden emektar üretici, yerel tohumların korunması ve ticari değere dönüştürülmesi noktasında Osmaniye’nin örnek isimlerinden biri oldu.