Kültür Sanat

Kahve Tutkunlarının Adresi: Seyhan Kahve Evi Müzesi

Adana’nın Seyhan ilçesinde bulunan Kahve Evi Müzesi, Anadolu’nun köklü kahve kültürünü yansıtan yüzlerce eseriyle 2 yılda yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırladı.

Abone Ol

Anadolu’nun zengin kahve kültürünü tanıtmak amacıyla Adana’nın Seyhan ilçesinde açılan Kahve Evi Müzesi, kısa sürede yoğun ilgi gördü. Seyhan Belediyesi tarafından 2024 yılının ocak ayında Tepebağ Mahallesi’nde hizmete açılan müze, iki yılda yaklaşık 50 bin ziyaretçiyi ağırladı.

Tepebağ’da Tarihle Buluşan Kahve Mirası
Kentin en eski yerleşim alanlarından biri olan Tepebağ Mahallesi’nde yer alan müze, kahvenin Anadolu’daki tarihsel serüvenine ışık tutuyor. Müze, ressam ve heykeltıraş Şahin Paksoy ile tasarımcı ve yazar Gönül Paksoy tarafından toplanan özel koleksiyonlardan oluşturuldu.

Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Kahve Ekipmanları
Kahve Evi Müzesi’nde Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde kullanılan cezveler, fincanlar, el değirmenleri, kavurma tavaları, teraziler, tahta kaşıklar, su küpleri ve şeker kapları sergileniyor. Yaklaşık binin üzerinde eserin yer aldığı müzede, 200 yıl öncesine ait materyaller de bulunuyor.

Ücretsiz Ziyaret Edilebiliyor
Açıldığı günden bu yana yoğun ilgi gören Kahve Evi Müzesi, her gün 08.00-17.00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebiliyor. Müze, hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.

“Tanınırlık Arttıkça İlgi de Artıyor”
Seyhan Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Utku Arınç, Türk kahvesi kültürünü yaşatmayı hedeflediklerini belirterek, müzeye olan ilginin her geçen gün arttığını söyledi. Arınç, “Müzenin tanınırlığı ve görünürlüğü arttıkça ziyaretçi sayısı da artıyor. Özellikle Portakal Çiçeği Karnavalı ve Lezzet Festivali dönemlerinde yoğun ziyaretçi alıyoruz” dedi.

Ziyaretçilerden Tam Not
Müzeyi gezen ziyaretçilerden Feyza Kutlubay, mekânın kendisini geçmişe götürdüğünü ifade ederek, “Büyüklerimizin evlerini hatırlattı. Herkesin görmesi gereken bir yer” dedi. Oya Cerit Tüylüce ise kahve kültürüne dair daha önce görmediği birçok eseri yakından inceleme fırsatı bulduğunu söyledi.