Gönüllerde Kalan Vali
Bir yönetici bir şehre geldiğinde, oturduğu koltuğu yalnızca bir makam olarak görüyorsa, arkasında sadece imzalar bırakır. Ama o koltuğa gönlünü koyarak oturuyorsa, görev süresi bittiğinde geriye silinmeyen izler, unutulmayan hatıralar ve en önemlisi gönüllerde açılmış bir yer kalır.
Osmaniye, işte böyle bir yöneticiyi uğurladı.
Osmaniye Valisi Sayın Dr. Erdinç Yılmaz, yaklaşık altı yıl boyunca taşıdığı Valilik makamını bir güç alanı değil, bir emanet olarak gördü. Sadece projelerle, yatırımlarla, resmi törenlerle değil; insanlara dokunarak, dertleri dinleyerek, sevinçleri paylaşarak yürüdü bu yolu. Ve şehirden ayrılırken geride bıraktığı manzara, onun nasıl bir vali olduğunun en açık kanıtıydı: 7’den 70’e gözyaşları…
Uğurlama günü, sadece bir tayin töreni değildi. O gün Osmaniye, bir valiyi değil; bir ağabeyi, bir evladı, bir dostu uğurluyordu. Sayın Vali Yılmaz’ın veda konuşması sırasında boğazına düğümlenen kelimeler, gözlerinden süzülen yaşlar; bir görevin değil, derin bir aidiyetin sona erişini anlatıyordu.
Nasıl veda edebilirdi ki…
“Ben seni oğlumun yerine koymuştum, gitme…” diyen 15 Temmuz Şehidi Özel Harekatçı Mehmet Karacatilki’nin annesi Nuriye teyzenin gözlerinin içine bakarak…
“Benim cennete götüreceğim insanlar var biliyor musun? Seni birinci sırada cennete götüreceğim, sen niye gidiyorsun?” diyen özel gereksinimli Fatma kızının masum bakışlarına karşı durarak…
Osmaniye’ye geldiği ilk günlerde, “Artık sen benim Osmaniye’deki kankamsın” dediği; o gün 6 yaşında olan, bugün 12 yaşına giren Mehpare Nur’un gözlerinin içine bakarak nasıl ayrılabilirdi…
Ve elbette daha niceleri…
Analardı, teyzelerdi, amcalardı, kardeşlerdi…
Birlikte gülünmüş, birlikte dertleşilmiş, birlikte umut edilmiş yüzlerdi bunlar.
Ama vakit, her şeye rağmen veda vaktiydi.
Osmaniye’nin kalbi bir yanıyla buruk olsa da, başka bir şehir, Eskişehir, onu bekliyordu. Aynı samimiyetle, aynı vicdanla, aynı insan sevgisiyle yeni görevine başlayacaktı. Çünkü bazı insanlar nereye giderse gitsin, gittikleri yere sadece resmi kimliklerini değil, yüreklerini de götürürler.
Sayın Valim,
Dün makamınızda şahsıma karşı kullandığınız "Ali Abi" ifadesine karşılık sizden 6 yaş büyük olmam nedeniyle bugün ben de size diyorum ki Sayın Erdinç kardeşim, Sizi gözyaşları ve dualarla uğurladık...
Gittiğiniz her yerde arkanızdan hayırla söz edilsin.
Rabbim yolunuzu açık, hizmetinizi bereketli, gönlünüzü ferah eylesin.
Osmaniye sizi unutmayacak…
Çünkü siz, Osmaniye’yi hiç unutmadınız.