Osmaniye Sağlık İl Müdürü Dr.Mehmet Cingöz kanser hakkında bilgiler verdi.
Osmaniye
Sağlık İl Müdürü Dr.Mehmet Cingöz kanser hakkında bilgiler verdi.
Kanserin en
kısa tanımı ile hücrelerin kontrolsüz şekilde çoğalmaları olduğunu belirten
Dr.Cingöz anormal şekilde çoğalmaya başlayan bu hücreler bulundukları yerdeki
doku ve organları, hatta daha uzaktaki organları da işgal edeceğini söyledi.
Sağlık İl
Müdürü Dr.Mehmet Cingöz “Hücre kontrolünün bozulup bir hastalık olarak kanser
tablosu çıkıncaya kadar geçen kanser oluşum süresi, kanser cinslerine göre
değişkenlik göstermekle birlikte ortalama 15-20 yıldır. Kanserler köken
aldıkları doku ve organlara göre isimlendirilirler. Belirti, bulgu ve
tedavileri de kanserin cinsine göre değişmektedir. En sık görülen kanser
türleri ise deri, akciğer, meme, sindirim ve üreme sistemlerinden kaynaklanan
kanserlerdir. Halk sağlığı açısından en önemli hastalıklar en sık görülen, en
sık sakat bırakan ve en çok öldüren hastalıklardır. Kanserde ölüm oranının
yüksek olması konunun önemini daha da arttırmaktadır. Günümüzde kanser en sık
ölüm nedenleri arasında, birçok gelişmiş ülkede, kalp-damar hastalıklarından
sonra ikinci sırayı almaktadır. Erken tanı ve tedavi ile kanserli hastalarda
önemli oranda iyileşme mümkün olabilmektedir. Hâlbuki bilgi eksikliği, korku,
ihmal gibi nedenlerle insanlarımız zamanında hekime başvurmamakta, böylece tanı
gecikmekte, tedavi de güçleşmektedir.” Dedi.
Kanserin
nedenleri hakkında da bilgi veren Sağlık İl Müdürü Dr.Mehmet Cingöz “Kanserin
sebebi ve oluş mekanizması tam bilinmemekle birlikte yoğun olarak yürütülen
çalışmalarla son yıllarda bazı bilgiler elde edilmiştir. Kanser bulaşıcı bir hastalık
değildir. Çoğu kanserin çıkışında çevresel faktörlerin rolü olduğu
düşünülmektedir. Ancak genetik faktörlerin de kanser oluşumunda rol oynadığı
bilinmektedir. İyonize Radyasyon, Ultraviyole Işınları, Hava Kirliliği, Kimyasal
Karsinojenler, Beslenme Faktörleri, Sigara, Alkol, Viruslar, Genetik Faktörler
kanserin başlıca faktörleridir.” Dedi.
Kanserin
belirtileri hakkında da bilgi veren Cingöz “Kanserin belirtileri çok
çeşitlidir. Öncelikle hastalığın bulunduğu organa ve vücuttaki yayılım
derecesine göre değişiklikler gösterir. Vücudun herhangi bir yerinde
şişlik:Vücudun herhangi bir bölgesinde ortaya çıkan şişlikler kişileri
uyarmalıdır. Bunlar memede şişlik, boyunda, koltuk altında, kasıklarda
bezelerde şişlik, karında ele gelen şişlikler olabilir. Böyle bir şişliğin
varlığı mutlaka kanser anlamına gelmez, iltihabi hastalıklar ve diğer bazı
hastalıklarda da benzer şişlikler olabilir. Ancak şüphelenilip de erkenden
kanser tanısı konabilirse tedavi ve iyileşme şansı çok yüksek olacaktır. İyileşmeyen
veya iyileşmesi geciken yara: Özellikle deride, dudakta, ağız ve makat
bölgesinde olmak üzere vücudun herhangi bir bölgesinde iyileşmeyen yaralar
kanser yönünden kişiyi uyarmalıdır. Ben ve siğillerdeki değişiklik: İnsanlarda
çok yaygın olarak rastlanan ben ve siğillerin çoğu zararsızdır. Ancak bunlarda
ortaya çıkabilecek olan hızlı büyüme, renk değişiklikleri, üzerinde yaraların
açılması gibi değişiklikler de mutlaka bir hekime danışılmalıdır. Olağan dışı kanama: Değişik bölgelerden olan
kanamalar kanser açısından uyarıcı olmalıdırlar. Örneğin yıllardan beri sigara
içen bir bireyin balgamında kan görülmesi başka bir nedene bağlı olabileceği
gibi akciğer kanserine de bağlı olabilir. Kalın barsak kanserlerinde en erken
ve başta gelen belirtilerden birisi dışkıda kan olmasıdır. Aynı şekilde idrar
yolları kanserlerinde de idrarda kanama görülür. Adetten kesileli yıllar olmuş
bir kadında tekrar kanamaların başlaması da kanser açısından uyarıcı olmalıdır.
Böyle bir kanama varlığında kişinin vakit geçirmeden ilgili hekime başvurması
gerekmektedir.
Yutma güçlüğü:
Yemek borusu kanserlerinde sık rastlanan bir belirtidir. Sürekli öksürük ve ses
kısıklığı:Ses kısıklığı gırtlak (Larenks) kanserinin erken bir belirtisi
olabilir. Özellikle uzun süreden beri sigara içen bireylerde daha da uyarıcı
olmalıdır. İltihabi hastalıklarda da ses kısıklığı olabilir. Ancak gırtlak
kanseri erken tanınırsa tedavi şansı da yüksek olacağından mutlaka
kulak-burun-boğaz uzmanına başvurulmalıdır. Uzun süreli düzelmeyen öksürüklerde
akciğer kanseri de akılda tutulmalıdır. İdrar ve dışkılama alışkanlıklarında değişiklik:
Kalın barsak kanserinde hastalar bazen kabız, bazen ishal, bazen de hem kabız
hem ishal olmaktan yakınırlar. Birlikte ağrı ve kan varlığı da kalın barsak
kanserini akla getirmelidir. İdrar yolları kanserlerinde ise idrar güçlükleri ortaya
çıkabilir.” İfadelerini kullandı
Erken
Tanının hayat kurtardığını kaydeden Sağlık İl Müdürü Dr.Mehmet Cingöz “Kanser
tanısında kullanılan çok sayıda yöntem vardır. Herhangi bir kanser cinsine tanı
konulacağı zaman bu yöntemlerin çoğu birlikte kullanılmaktadır. Hikaye, Muayene,
Laboratuar incelemeleri, Kan sayımı, Ultrasonografi, Biyokimyasal analizler, Bilgisayarlı
tomografi, Röntgen incelemeleri, Magnetik rezonans görüntüleme Radyoizotop
taramalar, Sitoloji, Endoskopi, Biyopsi ve histopatolojik tanı” dedi.
Kanser
tedavisi hakkında bilgiler veren Dr.Cingöz “Kanser halk arasında tedavisi
olmayan amansız bir hastalık olarak bilinmektedir. Oysa kanser, tedavisi mümkün
bir hastalıklar grubudur. Elbetteki kanserin bazı türlerinde tedavi güçtür,
ancak bir çok kanser türünde tedavi mümkündür. Kanser tedavisinde başarı
kanserin cinsi, yaygınlığı ve tedavinin düzenliliğine bağlıdır. Düzenli olmayan
bir tedavi en iyi kanser türlerinde bile başarısızlıkla sonuçlanır. Kanser
tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve
immünoterapidir.” Dedi.
Kanserden
korunma yolları hakkında bilgiler veren Dr.Cingöz “Kanser yapıcı etkileri
bilinen maddelerden korunmayı hedefleyen çalışmalar “birincil korunma”,
kanserin erken tanısına yönelik çalışmalarla, çok erken dönemde kanser tanısını
koyarak erken ve etkin tedavi yollarının uygulanması “ikincil korunma” olarak
isimlendirilmektedir. Tütün ve Tütün Ürünleri: Tüm kanser ölümlerinin %30-40
kadarı sigara ile ilgili olduğuna göre sigara içilmesinin önlenmesi, tüm
kanserlerin tedavisine yönelik çalışmalardan daha çok yarar sağlayacaktır. Alkol:Uzun
süre fazla miktarda alkol alanlarda ağız, yemek borusu, karaciğer kanserleri
daha sık görülmektedir. Fazla alkol alınması tüm kanser ölümlerinin yaklaşık
%5’inden sorumlu tutulmaktadır. Özellikle sigara ile birlikte kullanıldığında
bu etki çok daha belirgin olmaktadır. Bu nedenle alkol kullanımının
engellenmesi kanser sıklığını azaltacaktır.
Güneş
Işığı:Özellikle açık havada çalışan, açık renkli derili insanlarda daha
belirgin olmak üzere aşırı derecede güneş ışığına maruz kalanlarda deri
kanserleri daha sık görülmektedir. Bu nedenle aşırı güneş ışığından kaçınmak,
böyle insanların periyodik kontrollerini yapmak deri kanserlerinin önlenmesi
açısından yararlı olacaktır.
Mesleki
Temas:Meslekleri nedeni ile kanser yapıcı maddelere maruz kalan kişilerde
kanserden korunmak için böyle işyerlerinde hangi maddelerin yasaklanacağının
bilinmesi, korunmaya yönelik önlemlerin alınması, eğitsel ve hukuksal
düzenlemeler yapılması gereklidir. Beslenme:kanserden korunmada şişmanlığın
önlenmesi, yağ alımının azaltılması, meyve ve sebze gibi posalı ve bol lifli
besinlerin yenilmesi, A ve C vitamininden zengin gıdaların alınması, tuzlu,
nitritli ve salamura yiyeceklerin azaltılması tavsiye edilmektedir.
Herhangi
bir şikayeti olmayan insanlarda kanserin belirtileri olmadığı halde bazı
testler yapılarak belirtilerin çıkmasından 2 yıl kadar daha erken kanser tanısı
koymak mümkün olmaktadır. Meme kanserinde kadınların kendi memelerini periyodik
olarak kontrolleri, mamografi denilen radyolojik metotla kontrol edilmeleri,
kadınlarda rahim kanserlerinde rahim ağzından alınan sürüntü örneklerinin
incelenmesi ile rahim kanserinin erken tanısı mümkün olmakta, erken tanı
arttıkça tedavi şansıda artmaktadır. Muayene ve mamografi yöntemleri ile meme
kanserine bağlı ölümler %30 kadar azaltılabilmektedir.
Kanser
tedavisi imkânsız bir hastalık olarak görülmemeli, şüphelenilen durumlarda
derhal hekime başvurulmalıdır.” Şeklinde konuştu. Haber Merkezi